İslam Dinine Göre Organ Bağışı Günah Mıdır? Kalbimde Kalan Bir Hikâye
Yine bir Ukde içeriğiyle karşınızdayız! Bu kez konumuz: “İslam dinine göre organ bağışı günah mıdır”.
Kayseri’de yaşadığım o kış gününü hâlâ unutamıyorum. 25 yaşındaydım ve her zamanki gibi odamın köşesinde duran eski defterime birkaç satır yazıyordum. Günlük tutmak benim için sadece yaşadıklarımı kaydetmek değildi; bazen içimde biriken korkuları, sevinçleri ve cevap bulamadığım soruları anlatabildiğim tek yerdi.
O gün defterimin başına şu cümleyi yazmıştım:
“İnsan, kendi hayatından vazgeçmeden başka bir insana umut olabilir mi?”
Bu sorunun cevabını arayacağımı o anda bilmiyordum. Fakat birkaç gün sonra yaşadığım küçük bir olay, bana hayatın, ölümün ve iyiliğin anlamı hakkında bambaşka düşünceler kazandıracaktı.
Bir Telefonla Değişen Düşüncelerim
Sabah erken saatlerde telefonum çaldı. Arayan çocukluk arkadaşım Mehmet’ti. Sesindeki titremeyi hemen fark ettim. Normalde neşeli konuşan, her şeye çözüm bulmaya çalışan biriydi. Fakat bu kez kelimeleri zor seçiyordu.
Annesinin ciddi bir rahatsızlık geçirdiğini ve organ nakli bekleyen hastalar arasında olduğunu söyledi.
O an içimde garip bir duygu oluştu. Hem büyük bir üzüntü hissettim hem de ne diyeceğimi bilemedim. İnsan bazen bir başkasının acısını duyduğunda kendi çaresizliğini fark ediyor. Yardım etmek istiyor ama elinden hiçbir şey gelmediğini düşünüyor.
O gün eve döndüğümde uzun süre sessiz kaldım. Annemin mutfakta çay hazırlarken bana baktığını hatırlıyorum.
“Bir şey mi oldu oğlum?” diye sordu.
Başımı salladım. Mehmet’in annesinden bahsettim. Sonra aklıma günlerdir cevabını aradığım soru geldi:
“Anne, organ bağışı yapmak dinimize göre yanlış mı?”
Annem bir süre düşündü. O da benim gibi kesin bir cevap vermek istemedi. Çünkü böyle konularda insanın sadece duyduklarıyla hareket etmemesi gerektiğini biliyordu.
Organ Bağışı Konusundaki Kafamdaki Sorular
O gece günlüğümü açtım. Sayfanın başına büyük harflerle şunu yazdım:
“İyilik yapmak isterken yanlış bir şey yapmaktan korkuyorum.”
Bu cümle aslında birçok insanın içinde taşıdığı endişeyi anlatıyordu. Çünkü organ bağışı konusu sadece tıbbi bir mesele değildi. İçinde inanç, vicdan, aile, ölüm ve insan sevgisi vardı.
Ben de kendi kendime birçok soru sordum.
Bir insan öldükten sonra organlarının başka bir insana hayat vermesi dinen uygun mudur?
Bedene verilen değer ile başka bir insanın yaşama umudu arasında nasıl bir denge kurulmalıdır?
İslam dini organ bağışını yasaklıyor mu?
Bu sorular zihnimi meşgul ederken farklı görüşleri araştırmaya başladım. Öğrendiğim en önemli şeylerden biri, İslam dünyasında birçok âlimin organ bağışını insan hayatını kurtarma amacı taşıdığı için olumlu değerlendirdiğiydi.
Birçok İslam bilgini, insan hayatını korumanın dinin temel amaçlarından biri olduğunu ve şartları uygun olduğunda organ bağışının büyük bir iyilik olabileceğini ifade etmektedir.
İslam’da İnsan Hayatının Değeri
İslam dininde insan hayatına verilen değer çok büyüktür. Bir insanın hayatını kurtarmak, büyük bir sevap olarak görülür.
Bunu düşündükçe Mehmet’in annesi aklıma geliyordu. Onu hiç tanımayan bir insanın, belki de yıllar önce aldığı bir karar sayesinde yeniden hayata tutunabileceğini hayal ediyordum.
Bazen bir insanın yaptığı küçük bir iyilik, başka bir insanın dünyasını tamamen değiştirebilir.
Bir gün Mehmet ile otururken bu konuyu konuştuk. Bana annesinin organ beklerken yaşadığı duyguları anlattı.
“Biliyor musun?” dedi. “Annem her gün dua ediyor. Kendisi için bekleyen bir kalp değil, ona yeni bir hayat fırsatı verecek bir umut bekliyor.”
Bu cümle beni çok etkiledi.
O an içimde büyük bir umut hissettim. Çünkü organ bağışı meselesine sadece ölüm tarafından bakıyordum. Oysa diğer tarafta bekleyen insanlar vardı. Yeni bir sabah görmek isteyen, ailesine sarılmak isteyen, yarım kalan hayallerini tamamlamak isteyen insanlar…
İçimdeki Korkunun Yerini Umut Aldı
Daha önce organ bağışı denildiğinde aklımda hep soru işaretleri oluşurdu. Açıkçası biraz korkuyordum. Bilmediğim bir konu olduğu için uzak duruyordum.
Fakat Mehmet’in yaşadıkları bana başka bir pencere açtı.
Bir insanın hayatına dokunabilmek, bir yabancıya yeniden nefes olabilmek düşüncesi beni derinden etkiledi.
Birkaç gün sonra yine günlüğüme yazdım:
“Belki de insanın dünyada bırakabileceği en güzel iz, başka bir insanın yaşamasına vesile olmaktır.”
Bu cümleyi yazarken gerçekten duygulandığımı hatırlıyorum. Çünkü insan bazen hayatın değerini kendi yaşadıklarıyla değil, başkalarının kaybetme korkusuyla anlıyor.
Organ Bağışı Günah Mıdır? İnancım Bana Ne Söyledi?
Bu sorunun cevabını ararken şunu fark ettim: İnanç, insanı iyilikten uzaklaştırmak için değil; iyiliği doğru şekilde yapabilmek için yol gösterir.
İslam dinine göre organ bağışı konusu hakkında farklı görüşler bulunsa da birçok din âlimi, belirli şartlar altında organ bağışının caiz olduğunu belirtmektedir.
Bu şartlar arasında insan hayatını kurtarma amacı taşıması, bağışın gönüllülük esasına dayanması ve insan bedenine saygının korunması gibi noktalar bulunmaktadır.
Benim için en önemli nokta ise niyetti.
Çünkü bir insanın amacı başka bir insana umut olmaksa, bunu sadece bir işlem olarak görmek mümkün değildi.
Elbette herkes kendi inancı, bilgisi ve vicdanı doğrultusunda karar vermelidir. Ancak organ bağışı hakkında araştırmadan, sadece korkularla hareket etmenin doğru olmadığını düşünüyorum.
Mehmet’in Annesinden Gelen Haber
Aradan birkaç ay geçti.
Bir akşam telefonum yeniden çaldı. Ekranda Mehmet’in adı yazıyordu. Kalbim hızla çarpmaya başladı.
Telefonu açtığımda sesindeki mutluluğu hemen hissettim.
Annesi nakil olmuştu.
O an yaşadığım sevinci anlatmak gerçekten zor. Sanki yıllardır tanıdığım bir insan yeniden hayata dönmüş gibiydi.
Mehmet konuşurken ben sessizce dinledim. Gözlerim dolmuştu.
Çünkü o anda organ bağışının sadece bir karar olmadığını anladım. Bu, bir insanın başka bir insana bıraktığı görünmez bir iyilikti.
O gece günlüğümün sayfasına şu cümleyi yazdım:
“Bir insanın kalbi durduğunda bile yaptığı iyilik yaşamaya devam edebilir.”
Hayatın İçinden Öğrendiğim Ders
Bugün hâlâ Kayseri’de aynı sokaklarda yürürken o günleri hatırlıyorum. Bazen insan hayatında büyük değişimler yaşamak için büyük olaylara ihtiyaç duymaz.
Bazen bir telefon konuşması yeter.
Bazen bir arkadaşının gözlerindeki umudu görmek yeter.
Bazen de kendine şu soruyu sormak yeter:
“Ben bu dünyadan ayrılırken ardımda nasıl bir iz bırakmak isterim?”
Organ bağışı konusunda öğrendiğim en önemli şeylerden biri, insanın sadece kendi hayatından ibaret olmadığıdır. Biz farkında olmasak bile kararlarımız başka insanların hayatına dokunabilir.
İslam dinine göre organ bağışı günah mıdır sorusuna kendi yaşadıklarımdan baktığımda şunu söyleyebilirim: Bu konu korkuyla değil, bilgiyle, vicdanla ve doğru kaynaklardan öğrenilerek değerlendirilmelidir.
Çünkü bazen bir insanın umudu, hiç tanımadığı başka bir insanın merhametli bir kararına bağlı olabilir.
Ve belki de dünyadaki en güzel şeylerden biri şudur:
Bir insanın hayatı biterken, başka bir insanın hayatının yeniden başlamasına vesile olmak…
O günden sonra günlüklerimde artık sadece kendi duygularımı değil, insan olmanın ne kadar büyük bir sorumluluk olduğunu da yazıyorum.
Çünkü hayat bize sadece yaşamak için verilmiş bir emanet değil.
Bazen başka hayatlara umut olmak için de verilmiş bir fırsattır.
Ukde ekibi olarak “İslam dinine göre organ bağışı günah mıdır” konusunu sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyduk. Sağlıklı ve mutlu günler!